KEMAL DENİZ’ den KIRMIZI KARANLIK
Malatya’nın kültürel hayatına katkı sevdasında olan Kemal Deniz’in yayınlanan KIRMIZI KARANLIK’ı sekizinci ve ilk şiir kitabı. Albenili bir kapak, 139 sayfada serbest ve hece 112 şiir.
Bu eseriyle gazeteci, araştırmacı, yönetici, yazar, programcı, eğitimci kimliğine şairlik yönü de eklenmiş bulunuyor. Dolayısıyla yayınlanan kitaplarındaki ifade güzelliği de bundan olsa gerek.
Şiirlerinde işlediği tema insan sevgisi, memleket sevgisi, doğa sevgisi ve ağırlıklı olarak özlem ve sitem.
Kırmızı Karanlık’ın sayfaları arasında gezerken güzel Malatya’dan uzak olmanın duyguları içinde alıp götürdü ötelere beni. Zaman zaman Beydağ’ından aşırdı, zaman zaman Kernek suyunun berraklığına bıraktı.
Bazı dizeleri yüreği yaralayan bir ağıt gibi, bazı dizeleri de bir saz eşliğinde geçmişimizi sergileyen bir türkü gibi.
Burcu burcu özlem kokan “Öyle Özledim” den dizeler:
Yaz yağmurundan sonra / Toprak nasıl kokarsa / Burnumda kokunu öyle özledim.
Sabahın seher vaktinde / Taze açılmış gül nasıl kokarsa / Tatlı gülüşünü öyle özledim.
Susuzluktan dudağı çatlamış kimse / Suyu nasıl isterse / Bende seni öyle özledim.
Doğduğu havasını teneffüs ettiği toprağa adanmış bir gönülden süzülen sevgi damlalarından alıntılara devam:
“Gurbet Acısı” n dan:
Hiç istemem gurbette / Kimsesiz, yalnız ölmeyi / Aklım başımı terk etse de / Asla terk etmem Malatya’yı sevmeyi.
“Malatya’m” dan:
Sırtını yaslamışsın Beydağı’na / Gurban olam ovasına, bağına / Doyulur mu hiç ilkbahar çağına / Malatya’m Malatya’m güzel Malatya’m.
“Erkenek” ten:
Can veriri havası, suyu insana / Sütünü, peynirini atma yabana / Pınarından suyunu iç kana kana / Erkenek, Erkenek özledim seni.
“Zurbahan” dan:
Deli gönül seni her gün arzular / Etrafında meşe ile kuzular / Yaylanda yayılır koyun kuzular, / Adın güzel, şanın güzel, Zurbahan.
Vatan, millet sevgisi ve heyecanını dopdolu yaşayan yürekten gelen sitem “Bize ne oldu?”
Vatan; namus, bayrak; şereftir derdik / Hak adını hep baş tacı ederdik / Birlikte ölüme bile giderdik. / Söyle, bize ne oldu ülküdaşım.
Hücrede ceketi yere serdik. / Ekmeği bölerek zeytinle yerdik. / Sözümüze bağlı, yiğit bir erdik. / Söyle, bize ne oldu ülküdaşım.
Bir yazarın dediği gibi, “Yaşananları silip, yaşanmamış gibi unutmak kolay mı? ”
Kırmızı Karanlık’ ta bir yerden sonra özlem ve sitemin sonuna gelinmiş gibi. O bir yer ise şairin torunu için yazdığı “Almila” şiiri. Torun için böyle içten, duygu dolu şiir okuduğumu hatırlamıyorum.
Kim derdi bu kadar tatlı olacak? / Sevgisi gönlüme hemen dolacak. / Kıyamam öpmeye, sanki solacak.
Almila bu sevda, beni azıtır. / Dedenin ömrünü, torun uzatır.
Ne kadar sevsem de doyamıyorum. / Ağlar diye yere koyamıyorum. / Üşürsün, üstünü soyamıyorum.
……………………..
……………………..
……………………..
“Mutluluk uçuyor” deyimi sanki Kemal Deniz için söylenmiş. Her telefon konuşmamızda Almila’yı sorduğumda ses tonunun nasıl değiştiğini fark ediyor hatta yüzünde tatlı tebessümlerin dalga dalga uçuştuğunu seziyorum. Mutluluğu daim olsun.
Zenginlik taşan yüreğinin sesi ise şöyle; Dostlarımla yaşlanmayı severim / Zenginlik içinde yaşamaktansa…
Eleştirmen değilim, sadece bir şiir sever olarak Kemal Deniz’i kutluyorum.
|