KUZEY ÇEVRE YOLU DEĞERLENDİRMESİ
Malatya toprak yapısı, iklim özellikleri ve sulanan arazileri itibariyle ülkemizin tarımsal bakımdan şanslı olan İllerindendir. Bitkisel üretimin kayısı başta olmak üzere birçok çeşidi ile birlikte küçükbaş ve büyükbaş hayvancılık için önemli bir potansiyeli bulunmaktadır.
Türk halkının sağlıklı dengeli beslenmesi ve gelecek nesillerinde sağlıklı olması çevre ve biyolojik çeşitliliğin korunarak sürdürülebilir bir ekonomik kalkınmanın sağlanması, iç ve dış piyasada rekabet gücü yüksek ürünlerin üretilmesi ile çiftçilerimizin gelirinin artırılması, çevreye zarar vermeden kaynakların rantabl kullanılması ve tarımsal alt yapının iyileştirilmesi için gerekli olan politika araçlarının belirlenerek uygulanması giderek daha fazla önem taşımaktadır.
Başta ülkemiz olmak üzere ilimiz için önemi bir başka olan tarımsal üretim alanları şahsi tamamen rant düşüncesiyle geri dönüşümsüz olarak amaç dışı kullanılmak istenmektedir. Bu gün İlimizin en önemli ovaları olan Malatya ovası ve çerkes yazısı olarak bilinen ve tamamen tarımsal alan olan sahada Kuzey çevre yolu geçirilmek istenmektedir. Bu yolun geçmesiyle ovanın tamamı bir süre sonra tarımsal özelliğini kaybedecek yerleşim ve tarım dışı amaçlar için kullanılmaya mahküm edilecektir.
Projelendirilen ve üzerinde düşünülen Kuzey çevre yolu 54 km uzunluğunda 60 m. Genişliğinde, Malatya şehir merkezine yaklaşık 5 km. kuzey tarafından bir yay oluşturacak şekilde geçmektedir. Planlanan karayolu genişliği 60 m. Olmakla beraber yol güvenlik şeridi, tali yol, kavşaklarda dahil edildiğinde bu alan 120 m. Genişliğe ulaşmaktadır. Böylelikle kuzey çevre yolu tabanda 6000 da. Alanı kapsamaktadır.
Bu güzergahta yer alan taşınmazlar ilimizin en mümbit tarım arazisi olup; fiilen % 75’lik kısmı kayısı, kalan % 25’lik kısmı ise tarla tarımında kullanılmaktadır. Ayrıca entansif hayvancılığın en yoğun olduğu bölgedir. Yol güzergahı büyük bir bölümü merkez ilçeye bağlı beldelerin mücavir alanlarından geçmektedir. Bu alanın tamamı sulanan I, II. Sınıf tarım arazileri olup, gerek mevcut bitki örtüsü gerekse de ileriki yıllarda oluşacak bitki örtüsüyle Malatya iline yeşilliği veren yegane bölge durumundadır.
|
ARAZİ KULLANIM KAABİLİYETİ SINIFLANDIRMASI (DA) |
|
|
1.SINIF |
2.SINIF |
3.SINIF |
4.SINIF |
6.SINIF |
7.SINIF |
8.SINIF |
TOPLAM |
|
TOPSÖĞÜT |
5.945 |
4.681 |
743 |
1.628 |
2.471 |
225 |
0 |
15.693 |
|
DİLEK |
32.298 |
1.157 |
0 |
0 |
2.662 |
0 |
0 |
36.117 |
|
ORDUZU |
11.996 |
1.905 |
5.487 |
3.372 |
4.868 |
4.949 |
0 |
32.577 |
|
HANIMIN ÇİFTLİĞİ |
3.250 |
587 |
0 |
0 |
958 |
3.018 |
0 |
7.813 |
|
ARA TOPLAM |
53.489 |
8.330 |
6.230 |
5.000 |
10.959 |
8.192 |
610 |
92.810 |
|
MERKEZ |
13.478 |
28.737 |
13.781 |
4.048 |
1.474 |
14.675 |
0 |
76.193 |
|
GENEL TOPLAM |
66.967 |
37.067 |
20.011 |
9.048 |
12.433 |
22.867 |
610 |
169.003 |
|
MEVCUT ARAZİ KULLANIMI (DA) |
|
|
DİKİLİ |
MUTLAK |
ÖZEL ÜRÜN |
YERLEŞİM |
MERA |
DİĞER |
TOPLAM |
|
TOPSÖĞÜT |
9.645 |
0 |
131 |
4.774 |
0 |
1.143 |
15.693 |
|
DİLEK |
25.331 |
7.034 |
928 |
2.167 |
0 |
657 |
36.117 |
|
ORDUZU |
13.918 |
233 |
2.164 |
6.096 |
0 |
10.166 |
32.577 |
|
HANIMIN ÇİFTLİĞİ |
4.913 |
61 |
691 |
1.937 |
0 |
211 |
7.813 |
|
TOPLAM |
63.835 |
7.356 |
4.692 |
15.826 |
1.214 |
29.488 |
122.411 |
Karayolu açılarak heba edilecek ve geri dönüşümü olmayacak şekilde elden çıkarılmak istenen bu arazilerin basit şekilde yapılan Zirai Gelir Metoduna göre; toplam alanın % 75’ lik bir kısmını kapsayan kayısı bahçelerinin kamulaştırma bedeli yaklaşık 110.000.000 TL dir. % 25’ lik kısmı kapsayan tarla olarak kullanılan alanın kamulaştırma edeli yaklaşık 40.000.000 TL dir. Her iki toplamsa 150.000.000 TL sadece kamulaştırma bedeli ödenecektir. Bitkisel üretim alanları dışındaki mülkiyetlerin kamulaştırma bedelleri de bu rakamlara eklendiğinde yaklaşık 300.000.000 TL civarında bir maliyet çıkmaktadır.
Çat barajının yapımının birinci amacı bu bölgede bulunan tarım alanlarının sulanmasıdır. Kuzey çevre yolunun geçmesiyle bu bölgede sulama alanlarının tahribata uğraması, zaman içerisinde tarım arazilerinin tamamen yapılaşma ve Organize Sanayi bölgesi etrafında kümeleşen sanayi yapılaşmasından dolayı çat barajı da gereksiz bir yatırım özelliği kazanmış olacaktır.
DSİ tarafından 2007 yılında başlanan ve halen devam eden Derme sulama Birliği sahasında kalan bölgenin kapalı boru ağı dönüşümü yapılarak tarım alanlarının sulanması hedeflenen alanlarında tamamı bu bölgededir.
Kuzey çevre yolu aynı güzergahta yer alan Çerkez Yazısı bölgesi, Özal, Bindal, Fatih, Çayırköy, Kuşdoğan ve Görgü köyleri arazilerini kapsamaktadır. Malum olduğu üzere söz konusu alanın % 50’lik kısmının kaldığı bu bölgede 1993 yılından bugüne uygulanmakta olan tarla içi geliştirme projesi kapsamında arazi toplulaştırması ve sulama projesi uygulanmaktadır. Sözü edilen bölgede çalışmaların yaklaşık % 95 lik bir bölümü tamamlanmış ve proje hayata geçirilme aşamasına gelmiştir. Parsel içi yollar tamamlanmış, kapalı boru sulama ağı tamamlanmış tarımsal kullanıma hazır hale getirilmiş bir çalışma, Kuzey çevre yolunun geçmesiyle bu güne kadar yapılan yatırımlarında tamamını boşa çıkaracaktır.
Bu bölgenin tamamı gerek şehir merkezine yakınlığı gerekse de tamamının sulu tarım alanı olması nedeni ile alternatifi bulunun çevre yolu için feda edilemeyecek kadar mümbit arazilerdir.
Yol güzergâhında bulunan bölgede İlin et ve süt ihtiyacını karşılayan hayvancılık işletmelerinin yoğunlukta bulunduğu bölgedir. Sadece güzergâhta bulunan beldeleri dikkate aldığımızda 10 Baş ve üzere hayvancılık işletme sayısı 1000’in üzerindedir. Bu Bölge aynı zamanda yem bitkileri üretim alanlarını da oluşturmaktadır.
Ayrıca Kuzey çevre yolunun geçmesiyle yol güzergâhında ve çevresinde sosyal amaçlı yapılaşmalar kaçınılmaz olacaktır. Modern şehircilik anlayışında planlamalar yapılması insanca yaşanılır alanların oluşturulması, bu amaca yönelik imarların oluşturulması ile görevli belediyeler kontrol edilemez şekilde çarpık kentleşmenin önüne geçemeyeceklerdir.
İlimiz şehir merkezinde bu örnek çevre yolu altı diye tabir edilen şehrin kuzey bölgesinin yerleşim şekli olduğu gibi kuzey çevre yoluna doğru ilerleyecek ve çarpık kentleşme dolayısıyla geri kalmışlığın göstergesi olan varoşlar oluşacaktır. Coğrafi yapı nedeniyle bu bölgede gecekondulaşma bahçe evleri ileriki yıllarda ise modern şehircilik anlayışından uzak kalabalık imarlaşmamış büyük bir köy görüntüsü alacağı endişesini taşımaktayız.
Bu kapsamda yerleşim yeri ile çevre yolu arasında kalan yaklaşık 30.000 da tarım arazisi yukarıda anlatmaya çalıştığımız çarpık yerleşimin mağduru olacak, tarım arazileri geri kazanılması mümkün olmayacak şekilde elden giderken yerini kontrol edilemeyecek gecekondulaşma alacağı bir gerçektir.
Kuzey çevre yolu güzergahında bulunan tarım arazileri ileriye dönük küçük parseller yapılacak, tarım dışı amaçla kullanılacak ve kısa süreli rant sağlanmış olacaktır. Oysa tarım arazilerinin korunmasıyla sürdürülebilir bir gelir mekanizması, temiz bir çevre, milli değerlerimiz olan tarım topraklarımızın korunması sağlanmış olacaktır. Dolayısı ile nesilden nesile devam eden ve devredilen bir gelir ve geçim kaynağı olacaktır. Kısa süreli rantın en bariz örneği; karakaya barajından olayı elde edilen gelirleri gösterebiliriz. Ancak o dönemki nesli idare edebilmiştir.
Bilindiği üzere tarım sektörü en önemli ve sürekli istihdam sektörüdür. Nedeni ise insanoğlunun var olduğu sürece gıdaya ihtiyaç duyması,bu gıdanın da tek kaynağının toprak olduğu gerçeğidir.Bu nedenle bu verimli toprakların korunması birinci öncelik olması gerekmektedir.
Bir diğer üzerinde durulması gereken husus ise Hukuki boyutudur. Bilindiği üzere 03.07.2005 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu bulunmaktadır. Bu Kanunun amacı; “toprağın doğal veya yapay yollarla kaybını ve niteliklerini yitirmesini engelleyerek korunmasını, geliştirilmesini ve çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak, plânlı arazi kullanımını sağlayacak usûl ve esasları belirlemektir.” Kapsamı ise; “arazi ve toprak kaynaklarının bilimsel esaslara uygun olarak belirlenmesi, sınıflandırılması, arazi kullanım plânlarının hazırlanması, koruma ve geliştirme sürecinde toplumsal, ekonomik ve çevresel boyutlarının katılımcı yöntemlerle değerlendirilmesi, amaç dışı ve yanlış kullanımların önlenmesi, korumayı sağlayacak yöntemlerin oluşturulmasına ilişkin sorumluluk, görev ve yetkilerin tanımlanması ile ilgili usûl ve esasları kapsar” denilmektedir. Toprakların korunmasına yönelik yürürlükte bulunan hukuki düzenlemeler mevcutken alternatif alan bulunmasına rağmen bu bölgeden geçirilecek bir çevre yolu hukuk engeline de takılmış olacaktır.
Şehirleşme ve yaşam alanı zemin seçimine göre değerlendirildiğinde bilindiği üzere ilimiz deprem kuşağında yer almakta ve oldukça riskli bir bölgede bulunmaktadır. Malatya ovasının büyük çoğunluğunu temsil eden bu bölge tamamen alüvyon yapıdadır. Bahse konu bu bölge yapılaşmaya (alüvyon toprağın genel karakteristik yapısı gereği) müsait zemini olmayan toprak derinliği oldukça yüksek taban suyu yüksek sadece tarım amaçlı değerlendirilecek bir bölgedir. Bu bölge ileride yerleşim yeri olacağından bu riskleri peşinen kabul etmek durumundayız. Bunun en bariz örneği ise mevcut çevre yolu altı bölgede yüksek binalar yapılamakta, mevcut az katlı binalarda da sürekli çökmeler ve çatlamalar gözlenmesidir.
Bir başka boyutu ise günümüzde de hissetmeye başladığımız mevcut gelişme hızımızı dikkate aldığımızda yakın gelecekte sıkıntısı had safhaya ulaşacak içme suyu problemidir. Bölgenin coğrafi yapısı özelliğiyle içme suyu şebekesinin kendi cazibesi ile yüksek binalara çıkması mümkün olmayacaktır. Bu da belediyecilik ve şehircilik anlamında oldukça önemlidir. Aynı etkenler hava kirliliğini de beraberinde getirecektir.
Planlanan yol çalışmasında odamız sorumluluk alanı kapsamında bulunan tarımsal boyutu ele alınmış olup; açılacak yolun inşaatı ve güzergahında bulunan köprü, viyadük ve sanat yapıları ve maliyeti bir başka kapsamda değerlendirilmesi gerekmektedir.
ALTERNATİF GÜNEY ÇEVRE YOLU
Alternatif olarak düşündüğümüz ve güney çevre yolu mevcut şehirlerarası yolla ayrılma ve birleşme noktaları sabit kalmak kaydıyla şehrin güneyinden geçen yaklaşık 35 km mesafesi olacağı tahmin ettiğimiz bir yerdir.
Tasarlanan bu bölge tamamen tarım alanlarından uzak tamamına yakını tarımsal yönden değerlendirildiğinden toprak kabiliyet sınıfı itibariyle VI. ve VII. sınıf arazi olup; tarımsal özelliği olmayan taşınmazlardır. Fiilen de hiçbir amaçla değerlendirilmeyen büyük bir kısmı mera vasfında devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan gerek toprak yapısı ve gerekse de topoğrafik yapısı itibariyle yol çalışması ve yerleşim alanına daha uygun bir bölge olduğu bir gerçektir. Kaldı ki yerleşim yeri olarak TOKİ muhtemel düşünülen bölge güzergâhında konut yapmış şehirleşmenin bugünkü gelişmesine ortam oluşturmuştur.
Şehirleşmenin bu bölgede planlanması ile bölgeye vereceği katma değeri de düşünerek, henüz bozulmamış, yoğun yapılaşma olmamış bir bakir bölge durumundadır. Bu bölgede Belediyenin iyi bir imar çalışması ile modern şehirciliğin oturtulacağı bölge olacaktır. Şahıs arazileri yoğunluğu bulunmaması nedeni ile Belediye parsel üretecek, kamusal bir katma değer kazandırılmış olacaktır. Rakımın yüksek olması, yapı yoğunlaşmasının kontrol edilebilir olması temiz bir çevre, solunabilir bir hava ortamı sağlanmış olacaktır. Yapılaşmanın dışın kalan alanlar ise çevre düzenleme, rekreasyon çalışmaları ile de değerlendirilmiş olacaktır.
Henüz projelendirme aşamasında gerek kamu vicdanı gerekse de mesleki sorumluluğumuz gereği gelecek nesillerin istikballerine bu günde ipotek altına alınmasına duyarsız kalınmaması gerektiğini ifade etmekteyiz. Tarıma katılabilecek, başka bir deyişle kazanılacak toprağı kalmayan dünyada 19 ülkeden biri durumundayız. Oluşumu binlerce yıl alan toprak kaynaklarımızı alternatifi bulunduğu halde yarını düşünmeden harcanmaması gereken en önemli kaynaktır.
Bu topraklar atalarımızdan bize miras olmadığını sadece gelecek nesillerin bir emaneti olduğunu unutmamamız gerektiğini düşünüyoruz.
Bu duyarlılık içerisinde Ülkemiz milli değerleri olan topraklarımıza, tarımımıza, geleceğimize gerek kamusal anlamda gerekse de kişisel anlamda sahip çıkılacağı ve gerekli duyarlılığın gösterileceği kanaatindeyiz. |