Künye - Haber Arşivi  - Resmi İlanlar- RSS - İletişim - Giriş Sayfam Yap - Sık Kullanılanlara Ekle

19 Mayıs 2012 Cumartesi

Arama

 


 » Ana Sayfa
 » Asayiş
 » Eğitim
 » Ekonomi
 » Kent
 » Kültür & Sanat
 » Politika
 » Sağlık
 » Spor
 » Teknoloji
 » Türkiye

Menu

 » Künye

Hava Durumu

MALATYA

Çok Okunanlar

» Kanalboyu çabuk bitirilecek
» Kayısı sorunları bakanlıkta
» Sokağa sebze ektiler
» Aile'de güven ortamı sağlanmalı
» ŞEHİTLER UNUTULMADI
» Koreliler Darende'yi sevdi
» İtalyan gençlerden ziyaret
» Tel Kırma Kursu sona erdi
» Battalgazi'de gençlik yürüyüşü
» TURKCELL yatırımda kararlı

Aile ortamı çocuğu etkiler

Malatya Barosu Çocuk Hakları Komisyonu Başkanı Av. Çiğdem Ağdağ, "Ailelerin değişen ekonomik, kültürel ve sosyal şartlar karşısında direncini ve uyumunu güçlendirecek hizmet ve programların geliştirmemiş olması çocuklar üzerinde olumsuz sonuçlar doğurmaktadır" dedi. Malatya İl Halk Kütüphanesi ve Malatya Kültür Yaşam Derneği işbirliği ile Kütüphane Salonu'nda Malatya Barosu Çocuk Hakları Komisyonu Başkanı Av. Çiğdem Ağdağ'ın konuşmacı olarak katıldığı "Kadın ve Çocuk Hakları" konulu konferans düzenlendi.

15.02.2012  09:53:33 

 
Kültür ve Turizm İl Müdür Yardımcısı Mehmet Kazancı yaptığı açılış konuşmasında, Türk tarihinde kadın ve çocuklara büyük önem verildiğini ve bu önemin geçmişten bugüne geldiğini söyleyerek, Batı'nın Türk gelenek ve göreneklerini örnek aldığını söyledi.
Av. Çiğdem Ağdağ, Çocukların toplumun en zayıf halkası olduğunu belirterek, "Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 35'i (25 milyon) 18 yaşın altındadır. Çocuk tüm temel haklardan faydalanmalıdır. Velayet davalarında çocuğun isteği dikkate alınmalıdır. BM Çocuk Hakları Sözleşmesinde, çocuk kendisini ilgilendiren her konuda görüşlerini serbestçe ifade eder. Çocuğun gerek dünyaya gelmeden önce yada sonrasında yasal açıdan korunması gerekmektedir. Çocuğun kişiliğinin tam ve uyumlu olarak gelişebilmesi için
mutluluk, sevgi ve anlayış havasının içindeki bir aile ortamında yetişmesi gerekir.
Çocukla ilgili işlemler için bir avukatın yardımına ihtiyaç duymanız halinde, bulunduğunuz şehir barosunun adli yardım bürosu veya çocuklara yönelik hukuki yardım birimi ile irtibata geçin. Çocuğun toplumda bireysel bir yaşantı sürdürebilmesi için her yönüyle hazırlanmasının ve BM Antlaşmasında ilan edilen ülküler ve özellikle: barış, hoşgörü, değerbilirlik, özgürlük, eşitlik ve dayanışma ruhuyla yetiştirilmesi gerekmektedir. Hakların hepsi dil, din, ırk, mezhep, cinsiyet gözetmeksizin istisnasız bütün
çocuklar için geçerlidir. Bunu sağlamak devletin yükümlülüğündedir. Devlet çocuğun yeteneklerinin uygun biçimde geliştirilebilmesi için anne ve babaya saygı duymalıdır. Genel anlamda 5395 sayılı çocuk koruma kanunu çocuk adalet sistemi yerine, ceza kontrol sistemi uygulamaktadır. Türkiye'de çocuklar Çocuk Mahkemeleri yerine Ağır Ceza Mahkemelerinde yargılanabilmektedir. Kırsal bölgelerde doğan çocukların sadece yüzde 79'u nüfusa kaydedilmektedir. Ailelerin değişen ekonomik, kültürel ve sosyal şartlar
karşısında direncini ve uyumunu güçlendirecek hizmet ve programların geliştirmemiş olması çocuklar üzerinde olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Türkiye'de her 4 çocuktan biri yoksulluk sınırında yaşamaktadır" dedi.
Av. Ağdağ kınuşmasını şöyle sürdürdü: "Çocuk ifade özgürlüğüne sahiptir. Düşünce vicdan ve din özgürlüğüne sahiptir. Özel yaşantısının korunması hakkına sahiptir. Kitle iletişim araçlarıyla gerekli ve yararlı bilgilere ulaşma hakkına sahiptir. Ana baba çocuğun yetiştirilmesinde ortak ve birinci elden sorumluluk taşımaktadır. Çocuk sosyal güvenlik ve sigorta imkanlarından yararlanma hakkına sahiptir.Çocuk eğitim hakkına sahiptir. Devletin ilköğretimin zorunlu ve parasız olmasını sağlamalı, çocuğu yüksek
öğrenim imkanlarına kavuşturmalıdır. Okul disiplini çocuğun haklarına saygınlığına uyumlu olmalıdır. Eğitim çocuğu zihinsel ve fiziksel olarak özgür bir toplumda faal bir yetişkin yaşam için hazırlamalıdır. Çocuk dinlenme ve boş zaman değerlendirme kültürel etkinliklere katılma hakkına sahiptir. Uluslararası belgelere göre, on sekiz yaşının altında yapılan her evliliğe çocuk evliliği ve evlenen kıza çocuk gelin denilmektedir. Kız çocuklarının erken yaşta evlenmelerinin başlıca sebepleri arasında,
geçim sıkıntısı, aile içi cinsel saldırı, evlilik dışı gebelik ve geleneksel yaşayışta hakim olan kocaya itaatin erken yaşta tesis edilmesi gerektiği şeklindeki anlayış sayılabilir. Türkiye' de, her üç kadından birinin çocuk evliliği yapmış olduğunu söylemek mümkündür. Türkiye'de çocuk gelin sorununa iktisadi açıdan yaklaşılmadığı müddetçe, her çabanın yarım kalacak bir çaba olacağı savunulmaktadır. Türkiye'de 6-17 yaşları arasında bulunan 16 milyon 88 bin çocuktan yüzde 10.2 'si yani 2 milyona yakın
çocuk ailelerinin geçimini sağlamak yada katkıda bulunmak için çalışmaktadır. Türkiye'de 6 milyon 325 bin çocuk, çalışma hayatının içindedir. Buda her 5 çocuktan birinin çalışıyor olması demektir. Ülkemizde sadece 2 çocuk tutuk evi bulunmaktadır. Bu sayı kesinlikle yeterli değildir. Kanunlarda 15 yaşın üstündeki terör suçlusu çocukların ağır ceza mahkemelerinde yargılanması öngörülmektedir. Bu durum kabul edilemez."
Malatya Barosu Çocuk Hakları Komisyonu Başkanı Av. Çiğdem Ağdağ kadına yönelik şiddet konusunda ise şu önerilerde bulundu: "En yakın polis yada jandarma karakoluna başvurarak kim tarafından, nerede ve nasıl bir şiddete maruz kaldığını kayıt altına aldırmalı. Vücudunda herhangi bir morartı yada cinsel saldırı emareleri varsa, deliller yok edilmeden adli tabibe sevki istenmeli. Adli tabipten günlük işlerini kaç gün süre ile yapamayacağını gösterir bir rapor almalı. Malatya Barosu'na başvurarak haklarının
neler olduğunu öğrenmeli ve şiddetten korunma yolları hakkında bilgi almalı."
Ağdağ, konferansının sonunda dinleyicilerden gelen soruları cevapladı.

 

Bu Haber 208 Kere Okundu Yazdır
 ahmetyasindursun Tarafından 03.03.2012 12:28:36  Tarihinde yazılmıştır.

[5247]  

TÜRKİYEDE BİR ÇOK KURUM DEVLET DENETLEME KURUMU , T.B.M.M. ARAŞTIRMA KOMİSYONU, TÜSİAD,SENDİKALAR,ÜNİVERSİTELER,….. GEREKİLİ , GEREKSİZ KONULARDA ARAŞTIRMA,GÖZLEM RAPORLARI HAZIRLIYORLAR.EN SON OLARAK POZANTI CEZAEVİNDE YAŞANAN VE TOPLUM OLARAK HEPİMİZİ YAKINDAN İLGİLENDİREN ÇOCUK TACİZ OLAYI.EVVALİYATINDA,ŞU ANDA CEZA EVLERİNİN DOLULUK ORANI.ÖNCESİNDE BÜYÜK ŞEHİRLERİMİZİN ÇEVRESİNİ SARAN GECEKONDULAŞMA,……BU KONULAR IN MÜSEBBİBİ(sorumlusu) pkk ve onlara destek verenlerdir.BU ETCİL ZİHNİYET YILLARDIR ANADOLU COGRAFYASINDA KÖTÜ ,KİRLİ ,ZARARLI, AYRILIKÇI NE VARSA TOPLUMUMUZA TATTIRDI.BU H
 ahmetyasindursun Tarafından 02.03.2012 18:38:58  Tarihinde yazılmıştır.

[5246]  

SEN YANMASAN BEN YANMASAM NASIL KAVUŞUR KARALIKLAR AYDINLIGA .GAZETECİLİK ZOR BİR ZANAAT.OMURGALI İNSANLARIN YAPABİLECEGİ BİR MESLEK.ANCAK SON ZAMANLARDA AÇIK OTURUMLARDA İTİRAFÇI OLMAK İSTEYEN BU KONUDA KENDİSİNE SIRA GELMESİNİ BEKLEYEN O KADAR ÇOK GAZETECİ VARKİ.ADAMLAR UTANMADAN SIKILMADAN KALEMLERİNİ BİR DÖNEM KİRAYA VERDİKLERİNİ SÖYLÜYORLAR.NEREDE MESLEK AHLAKI.DOGRULUK DÜRÜSTLÜK.BİZİ BİZ YAPAN DEGERLER.YIKAN YAKAN PARÇALAYAN SALDIRAN İNSANA ZÜLÜM VEREN SİSTEMİN BİR PARÇASI OLMAMAK LAZIM.DİK DURMAK HAKLIDAN YANA TARAF OLMAK GEREKİR.HAKSİ HALDE GELECEGİMİZİ TİMSAH ÇUKURUN
 ahmetyasin dursun Tarafından 21.02.2012 18:23:28  Tarihinde yazılmıştır.

[5236]  

T.C. DEVLETİNİN REJİMİNE YÖNELİK EN BÜYÜK TEHDİT PKK DIR .YILLARDIR TÜRKİYENİN İÇ VE DIŞTEHDİT ALGISI YANLIŞ DEGERLENDİRİLMİŞTİR. PKK KÜRTLERİN HAKLARI ADINA YARIM ASIRDIR GEREK BÖLGEDE , GEREKSE BÖLGE DIŞINDA, VE YURT DIŞINDA HAYLİ FAZLA YALNIŞLAR YAPMIŞTIR..SİLAHA DAYALI MÜCADELE VE HAİN SALDIRILAR NEDENİYLE HEM DOSTLARINI KAYBETMİŞ, HEMDE SİYASİ VE ASKERİ HEDEFLERİNE ULAŞAMAMIŞTIR.. .ZATEN KÜRTLER LERİN MİLLİ İRADESİ PKK DESTEK VERMEMİŞTİR. . BU MÜCADELEDE (BOŞA KÜREK ÇEKMEDE) KAZANAN TARAF BATILI GÜÇLER OLMUŞTUR.HER İKİ TARAFADA SİLAH VE TEKNOLOJİ SATARAK BÜYÜK PARALAR KA

 Yorum Ekleyin
Adınız Soyadınız :

Güvenlik Kodu: Güvenlik Kodunuz: 9959763

 

Bugünkü Gazetemiz

Bugünün Gazetesi Henüz Yüklenmedi
19.05.2012



Anket

Aktif Anket Bulunamadı

Yazarlar

   Kudret Erdem
EĞİTİMLE UĞRAŞMAYIN
   Kemal Deniz
ŞAİR ve ŞİİR
   Mehmet Şükrü Baş
19 MAYISI ANLAMAK VE ATATÜRK’Ü TANIMAK
   Hadi Önal
MADDE BAĞIMLILIĞI VE ÇOCUKLARIMIZ
   Esra Altaş
HAYATI YAŞAMAK AMA NASIL?
   Arzu Keleş
NEDİR SONBAHAR?
   M.Hayrettin Abacı
Nasıl Politikacı İstiyoruz?
   Asım Demirkök
Dalga dalga kente ulaşmak
   Saliha Akkuş
Vücudumuz konuşuyor
   Danış Çoban
ADRESE TESLİM
   Ayşe Benek Kaya
ÇİÇEKLERE
   Nurettin Gür
AHMET ŞENTÜRK’Ü RAHMETLE ANIYORUZ
   Süleyman Özerol
ANKARA'DA TANIDIĞIM SANATÇILAR
   Osman Kaya
ALIŞAMADIK
   Ahmet Turan Eseoğlu
OKUYAN ÖZGÜRDÜR

Her Hakkı Saklıdır © Malatya Hakimiyet Gazetesi
http://www.malatyahakimiyet.com
Yazılım: ercans@gmail.com 0,09